Hava Durumu

Savaşın dili

Yazının Giriş Tarihi: 25.03.2025 17:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 17:34

Dil, toplumları oluşturan en önemli unsurlardan biridir. Milletleri tarihsel olarak tanımlamak için bazı tarihçiler aynı dili konuşup konuşmadığı üzerinden değerlendirme yaparlar. Düşüncelerimizi, duygularımızı, farklılıklarımızı, tartışmalarımızı sembolleştirdiğimiz kelimeler ile ifade ettiğimiz bir araçtır.

Diller toplumlarla birlikte ilerler ve gelenekleri, karakteristik yapıları, coğrafi şartlarına göre kelimelerin kökenleri gelişim gösterebilir. Yani aslında kelimeler de insanlar gibi geçmişten izler taşır. Dilin etimolojik derinliği veya kelimeler arasındaki ses benzerlikleri bir anlamda ait olduğu toplumun geçmişteki yansımasıdır. Tabii günümüzde eski dönemlere oranla teknolojik gelişmelerle birlikte insanlar arasında daha çok etkileşim oluyor. Her şeyde olduğu gibi diller arasındaki geçişi hızlandırıyor. Dünya insanı olmayla birlikte dünya dili de meydana gelebiliyor. Bu durumun kelimelerin ruhuna olan etkisini artık sonraki nesiller değerlendirebilecek.

İnsanoğlu kelimelerin ruhuna üfleyip, ağzından çıkarıp kalıba soktuktan sonra bir anlam ifade ediyor. Sözlü geleneğin ağır bastığı bir coğrafyada yaşadığımızı düşündüğümüzde kelimelerin anlamı daha da büyüyor.

Kelimelerin etimolojik geçmişine “savaş” kelimesi üzerinden şöyle bir kendi coğrafyamızdan göz gezdirelim. Sami dil grubunda olan İbranice ve Arapça’da birçok kelime benzerlik gösterir. İbranice’de savaş (מלחמה-milxama) kelimesine baktığımızda ekmek (לחם-lexem) kelimesi ile aynı kökten gelmekte. Aynı dil grubundaki Arapça’da et (لحم-lahm) kelimesi de benzer seslerden oluşmaktadır. İnsanoğlu’nun iki önemli besin kaynağından oluşan savaş kelimesinden savaşın bir nevi “ekmek kavgası”ndan geldiği sonucuna varabiliriz.

“Savaş” kelimesinin Türkçe köküne bakacak olursak, “öne sürülen düşünceleri, önermeleri” tanımlayan “sav” kelimesinden oluşmakta. Bir anlamda bir fikri sav(un)mak, söz kavgasıyla mücadele etmek de diyebiliriz.

Derek Bickerton “Adem’in Dili” isimli kitabında dil için “Lisan; düşüncelerinizi gerçekten anlamlı kılan, fikirlerinizden yapısal bir bütün inşa eden şeydir” der. Bickerton’ın dediği gibi düşünebilmek ve düşüncelerimizi sembolleştirmek için lisan önemlidir. Kelimelerin geçmişine bakarsak “savaşçı bir toplumuz” derken sadece fiziki mücadeleden söz etmek doğru olmaz. Toplumun düzeni, refahı, gelişimi adına birlikte savlar ortaya koyarak, doğrusunu ortak paydada bulma mücadelesinin de verildiğine geçmişimizden bakabiliriz. Toplumsal değerlerimizi ortaya koymak, onları yeniden inşa etmek istiyorsak kelimelerin izini de takip etmek gerekir.

Ne de olsa “Başlangıçta söz vardı. Söz Tanrı ile birlikteydi ve söz Tanrı idi”.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.