Günümüzde, "yaşadısi bahis" adıyla bilinen yasa dışı bahis oyunları, ne yazık ki birçok ailenin sessiz çığlığı haline geldi. Bu durum sadece bireyin değil, bir bütün olarak ailenin ve hatta toplumun ruhunu yaralıyor.
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki yasa dışı bahis, sadece para kaybı değil; umutların, güvenin ve huzurun kaybıdır. Bu sürece sürüklenen kişiler genellikle “bir kez deneyeyim”, “kayıplarımı telafi ederim” gibi düşüncelerle başlar. Ancak bu girdabın içine düştüklerinde, çoğu zaman farkında bile olmadan hem kendilerine hem de sevdiklerine zarar verirler.
Ailelerin Sessiz Acısı
Yasa dışı bahis bağımlılığı, evin içindeki dengeyi kökünden sarsar. Kimi zaman eve gelen maaş eksik olur, kimi zaman aile bütçesi tamamen yok olur. Evdeki kaygı artar, eşler arasında güven zedelenir, çocuklar ise bu huzursuz ortamın yükünü taşır. Birçok anne-baba, evladının bu karanlık yola sapmasıyla hem maddi hem manevi açıdan tükenme noktasına gelir.
Ne yazık ki, bu bağımlılığa sürüklenen kişilerin çoğu kendilerini yalnız ve çaresiz hisseder. Oysa bu karanlıktan çıkmanın yolları var. Ailelerin bu süreçte yargılayıcı değil, destekleyici bir tutum sergilemesi çok önemlidir. Sevdiğiniz kişi bu girdaba kapıldıysa ona sırtınızı dönmek yerine elini tutmak, umut ışığını yakabilir.
Toplumun Yanılsamaları
Toplum olarak yasa dışı bahisi yalnızca "kolay para kazanma hırsı" ya da "zayıf irade" gibi yanlış algılarla değerlendirmek, bu sorunun daha da derinleşmesine yol açar. Oysa bu durum çoğu zaman ekonomik sıkıntılar, umutsuzluk veya psikolojik problemlerle bağlantılıdır. Yargılamak yerine farkındalık yaratmak ve destek mekanizmalarını güçlendirmek, hepimizin sorumluluğudur.
Ne Yapabiliriz?
Bu konuda yapılacak en önemli şey, sevdiklerimizi dinlemek ve onların yanında olduğumuzu hissettirmektir. Ayrıca;
Okullarda, iş yerlerinde ve sosyal alanlarda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı,
Aile bireyleri bu konuda eğitim alarak olası riskleri önceden fark edebilmeli,
Bağımlı bireylere destek veren profesyonel yardım kanalları yaygınlaştırılmalıdır.
Unutmayalım ki yasa dışı bahis sadece bireyin değil, hepimizin sorunu. Birbirimize kulak verir, sevgi ve şefkatle yaklaşır ve destek olursak, bu karanlık döngüyü kırabiliriz.
Her zor durum gibi, bu da aşılır. Yeter ki umut etmeyi ve yan yana durmayı unutmayalım.
Yorum Ekle
Yorumlar
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Füsun Deniz YILMAZ
Bağımlı ve tehlikeli!
Günümüzde, "yaşadısi bahis" adıyla bilinen yasa dışı bahis oyunları, ne yazık ki birçok ailenin sessiz çığlığı haline geldi. Bu durum sadece bireyin değil, bir bütün olarak ailenin ve hatta toplumun ruhunu yaralıyor.
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki yasa dışı bahis, sadece para kaybı değil; umutların, güvenin ve huzurun kaybıdır. Bu sürece sürüklenen kişiler genellikle “bir kez deneyeyim”, “kayıplarımı telafi ederim” gibi düşüncelerle başlar. Ancak bu girdabın içine düştüklerinde, çoğu zaman farkında bile olmadan hem kendilerine hem de sevdiklerine zarar verirler.
Ailelerin Sessiz Acısı
Yasa dışı bahis bağımlılığı, evin içindeki dengeyi kökünden sarsar. Kimi zaman eve gelen maaş eksik olur, kimi zaman aile bütçesi tamamen yok olur. Evdeki kaygı artar, eşler arasında güven zedelenir, çocuklar ise bu huzursuz ortamın yükünü taşır. Birçok anne-baba, evladının bu karanlık yola sapmasıyla hem maddi hem manevi açıdan tükenme noktasına gelir.
Ne yazık ki, bu bağımlılığa sürüklenen kişilerin çoğu kendilerini yalnız ve çaresiz hisseder. Oysa bu karanlıktan çıkmanın yolları var. Ailelerin bu süreçte yargılayıcı değil, destekleyici bir tutum sergilemesi çok önemlidir. Sevdiğiniz kişi bu girdaba kapıldıysa ona sırtınızı dönmek yerine elini tutmak, umut ışığını yakabilir.
Toplumun Yanılsamaları
Toplum olarak yasa dışı bahisi yalnızca "kolay para kazanma hırsı" ya da "zayıf irade" gibi yanlış algılarla değerlendirmek, bu sorunun daha da derinleşmesine yol açar. Oysa bu durum çoğu zaman ekonomik sıkıntılar, umutsuzluk veya psikolojik problemlerle bağlantılıdır. Yargılamak yerine farkındalık yaratmak ve destek mekanizmalarını güçlendirmek, hepimizin sorumluluğudur.
Ne Yapabiliriz?
Bu konuda yapılacak en önemli şey, sevdiklerimizi dinlemek ve onların yanında olduğumuzu hissettirmektir. Ayrıca;
Okullarda, iş yerlerinde ve sosyal alanlarda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı,
Aile bireyleri bu konuda eğitim alarak olası riskleri önceden fark edebilmeli,
Bağımlı bireylere destek veren profesyonel yardım kanalları yaygınlaştırılmalıdır.
Unutmayalım ki yasa dışı bahis sadece bireyin değil, hepimizin sorunu. Birbirimize kulak verir, sevgi ve şefkatle yaklaşır ve destek olursak, bu karanlık döngüyü kırabiliriz.
Her zor durum gibi, bu da aşılır. Yeter ki umut etmeyi ve yan yana durmayı unutmayalım.